Müjdat Gezen 50. Sanat Yılı

Geçirdiğim en güzel akşamlardan biriydi sanırım..
Çok eğlendim, çok.
Harika bi akşamdı.
Müzikaller süperdi, oyuncular -özellikle Sertan Erkaçan (ehüehü) da muhteşemdi.
Aman Tanrım. O ne tatlı, o ne yakışıklı bir insandır. (L)
Öhöm; konumuza dönelim.
TV'nin en iyi isimleri ordaydı.
Türkan Şoray, Emel Sayın (o tam bir melek), Sezen Aksu, Ayşen Gruda, Perran Kutman, Rasim Öztekin, Levent Kırca, Uğur Dündar, Halit Kıvanç, Mustafa Alabora, Zuhal Topal, İlker Ayrık, Gökçe Bahadır, Sertan Erkaçan, Behsat Uygur, Şevket Çoruh, DENİZ BAYKAL (sfişksdşgj) ve şimdi aklıma gelmeyen onlarca isim..

Emel Sayın; O ne güzellik yahu.. Hiç mi yaşlanmaz bir insan?
Saçlar, gözler, dudaklar.. Hayatımda gördüğüm en en en güzel insandı ya..
İnsan değil bildiğin melek.
En az bir melek kadar güzeldi.

Türkan Şoray; her zamanki gibi çok ama çok asildi..
Eğer onunla resim çekinemeseydim ağlardım, gerçekten.

Levent Kırca; Çook tatlı çok =D

Zuhal Topal; Çok taş ya -_-

Herneeeeeeeeeeeeeeeeeyse.
Süper bi geceydi kısacası.

Müjdat Hocam; Size çok ama çok teşekkür ederim.. Hayallerime kavuşmamı sağladınız MSM okullarını açarak.. O 50 yılda o kadar büyük o kadar güzel işler başardınız ki.. İyi ki varsınız.. İnşallah 100. yılınızıda hep beraber kutlarız.. Sizi çok seviyorum..

posted under |

Şizoşems

Öyle zamanlar tehlikelidir Şemsettin..
Ya gel cebime saklan ya bırak şapkana saklanayım.
Kim vurduya gider insan.
Fırsat yok ki kendimi savunup aklanayım!
Bir ara sende biliyorum insanlardan korkuyordun.
Çünkü kendini işkembe sanıyordun..
Böyle birşey bende atlattım.
İskemle sandım kendimi bir süre..
Üzerime oturacaklar diye korkulardaydım.
Ama sonra yırttım Şemsettin.
Kendi kendime telkinler yaptım "sen iskemle değilsin" diye diye..
İnandırdım kendimi..
Sana hak vermiyor değilim ama Şemsettin zaman kötü..
Aslında ne sen ne ben ikimizde deli falan değiliz.
Herkes oynatmış.
Sadece sen ve ben normaliz.
Ama Şemsettin laf aramızda..
Laf aramızda..
Laf aramızda..
Laf aramızda kaldı Şemsettin çıkamıyor, ifade edemiyor kendini bir türlü.
Sende fark ettin zaman kötü, en iyisi biz işi deliliğe vuralım Şemsettin.
Sen kedilerden kork işkembesin diye;
Ben insanlardan korkayım iskemleyim diye.
Ve iskemle üstünde işkembe, çarşamba, perşembe..
Gün say Şemsettin gün say!
Çünkü nasıl olsa birgün gelip bizi alıcaklar..
Bu işten yırtmak için saat numarası yapalım.
Sen yelkovan ol ben yengeç..
Soranlara tek cevap verelim.
Vakit çok geç!
Vakip çok geç!
Vakit çok geç Şemsettin! GELDİLER...
Savaş DİNÇEL

posted under |

Happy B-Day.

Hayatımda en çok istediğim şey Kurt Cobain'i bi kez görmekti.
Ama yok.. Olmamış.. Onunla aynı dünya da hiç yaşayamamışım bile..
O ölmüş, ben doğmuşum..
O'nun hakkında yazıcak çok şeyim var aslında.. Ama kelimelere dökemiyorum; hep olduğu gibi..
Fazla lafa da gerek yok aslında..

İyi ki doğdun Kurt..
İyi ki yaşadın..
Ve keşke hala yaşıyo olsaydın..
Seni seviyorum..






posted under |

İstanbuuuul

Müjdat Gezen tiyatrodaki 50. yılını kutlucakmış.
E öğrencileri olarak bizde davetliyiz tabii.
Yani pazartesi günü İstanbul'a gidiyoruz!
Maslak'a sanırım.
İnternnetten Sefa'yla Maslak'ın resimlerine baktık.
Hay bakmaz olaydık.
Oha olduk resmen. O-H-A!
Türkiye'de böyle yerler var mıydı ya dskjsdjgh :D
Neeeeyse.
Sonunda gidicem İstanbul'a ve C'yi görücem.
O kadar heyecanlıyım ki.
Dün akşam uyuyamadım falan sklfhjsh :D

Neyse okula gidicem hazırlanmalıyım.
Baay.

posted under |

İşte böyle.


posted under |

Sevgililer Günü

Siz bugün sevgililerinizle elele gezdiniz.
Öpüştünüz, koklaştınız.
Birbirinize verdiniz. -Hediye.
Bense gün boyunca ananemde kös kös oturup "Şuan C. ve gerizekalı sevgilisi naapıyodur acaba?" diye düşündüm.

Braaavaaaaaaa.

posted under |

Aman.

Neden ben değil de O?
Ben de eksik olan şey ne?
Ya da fazla?
Fazla mı sevdim acaba?
Hakettiğinden fazla mı değer verdim ona yoksa??

posted under |

ÖF.

Nöbetçi olmaktan nefret ediyorum.

posted under |

İlk gün rezaleti.

Okulların ilk ve son günlerinde olan rezaletten nefret ediyorum.
2. dönemin ilk gününde pek bi rezalet olmadı gerçi. Ama olsun ben yine de nefret ediyorum. ÇÜNKÜ OKULUN İLK GÜNÜ.
Artık okul vakti. Dersler, sınavlar, sözlüler, ödevler vs vs.. Nete ayırdığım o güzel vakitlerin her dakikası kabus olucak..
3 dersti bugün. Ama hiçbir hoca derslere girmedi. Hemde okulda oldukları halde. E bizi niye çağırdınız o zaman?!
Maksat yeşillik olsun.
Hey Allahım.
Son ders boştu -diğer 2 ders gibi- müdür yardımcısı bide sınftan kovdu.
"Çıkın hiç birinizi okul içinde görmek istemiyorum."
Ama orası OKUL hocam OKUL!
Müdürde değişmiş. En çok ona sevindim zaten.
Matematiğimi kurtarmak için çok çalışmalıyım.
Onun için şimdi gidip hocanın verdiği tatil (!) ödevini yapmalıyım.
Görüşürüz..

posted under |

Ama yerim.

tv - jensen ackles supernatural dizisi eye of tiger izlesene.com

posted under |

Koro seçmeleri vs vs.

Canım sıkıldı. Msnde konuşcak kimse yok. Bende yazı yazayım dedim.
Aklımda yazabiliceğim bi konu yok.
BULDUM! Bugün tiyatroda olanları anlatayım..

Dün koro seçmelerine gitmedim. Çünkü sesim çok kötü.
Bu yüzden Sefa'nın bir çok tehtidine mağruz kaldım öhöm.
Heerneyse bugün gittim. Dans dersinin ortasında Sefa'yı, Beni ve 3 kişiyi daha zorla yan sınıftaki seçmeye götürdüler.!
Geçtim oturdum en arkaya sıraya, sahneye en son çıkayım diye. Çünkü şarkısını söyleyen çıkıyordu. Bende hocadan başka kimse kalmazsa daha rahat söylerim mantığıyla rahat rahat oturuyodum. Sefa'ya geldi sıra. Söyledi şarkısını. ( Of ne şarkıydı ama! ) Ama baktım geçti oturdu! "Çıksana lan!" dedim. "Seni dinlicem" dedi. Evet korktuğum başıma gelmişti.. Sefa'nın koca sene diline düşücektim.. Sonunda sıra bana geldi.. Sahneye çıkarken gayet rahattım ama adımımı attığım an sesim gitti. Sesim kaçtı resmen kaçtı! =D Teoman - Gönülçeleni söyledim. Ve piyanoyla "aaaa"ladım. ( Ona her ne deniyosa? ) Sefaya baktım bi ara pis pis gülüyodu!
Eziyet bitti koşarcasına indim sahneden. Çıktık sınıftan ve Sefa kahkahayı patlattı! Bayılır beni rencide etmeye zaten.. =D
Yani kısacası Sefa'ya sene boyunca kullanabiliceği bi koz verdim.. Allah kahretsin ya =D
Hiç bu kadar rezil olmamıştım.
Sınıfa girdiğimizde tüm dans adımlarını kaçırmıştık. Salak salak ayak uydurmaya çalıştık.

2. ders dramaydı. Yeni bi çocuk gelmiş sınıfa. Kendini bi anlattı sınıfça OHA falan olduk yani. 4 yaşından beri tiyatroyla uğraşıyomuş tiyatro ekibi varmış falan. Allah arttırsın ne diyelim.. =D
Müjdat Gezen'in yazdığı "Salak Oğlum" oyununu okuduk. Salak Oğlan Sefa oldu ve gerçekten muhteşemdi. Evet Sefa her ne kadar beni gıcık etsende seni övmekten nefret etsem de bugün kü performansın süperdi ! PİS! =D Ben bi Hüsniye'yi okudum bi Kız'ı okudum bi Anne'yi okudum. Ne oldum bende bilmiyorum.
Haftaya textler verilicekmiş sonunda. Komedi olucakmış oda.
Merakla bekliyorummm.

Bitti.

posted under |

Lokumu ye.


posted under |

Günah lan günah.

Facebook'ta Teoman'ın Sevişirdik Bazen klibini paylaştım.
Bi arkadaşımda LAN GİZEM SAPIK SAPIK ŞEYLER KOYMA!! yazdı.
Bu nasıl bi zihniyet.
Kaçıncı yüzyılda yaşıyo?
Gerçi bu arkadaşın babası imam annesi kuran hocası..
Bu kadar antisosyal olması doğal tabi..
Ama yinede.. Bilmiyorum ya.
Şaşırdım bu kadar geri kafalı olmasına.
Hem klipte de herhangi bi açıklık yoktu.
Aklı orda heralde splsdşlfjskdgj :D
Neeeyse.
Evet, bende müslümanım.
Ama Allahla bu kadar kafayıda bozmadım.

posted under |

Erisin artık şu karlar.

Dün ananeme giderken bi grup çocuk tarafından kartopu saldırısına uğradım.
Herhangi bi tepki vermedim ama önlerinden geçene kadar en az 4 tanesi kafama geldi.
Karşıdan karşıya geçerken bi çocuk şapkamı çekti.
Dönüp küfür ettim.
O soğukta 20 dakika otobüs bekledim. Sonunda geldi ama tıkış tıkıştı içi.
Ve yanıma çok salak bi kız geldi. Sürekli benimle sohbet etmeye çalıştı.
Bi ara dalmıştım dışarıdan bi çocuk otobüse kartopu attı ve tam benim olduğum cama geldi.
Fena halde irkildim ve çoğu kişi güldü.
Ve yolda 34897 tane tanıdığımı gördüm.
Sonunda otobüsten inebildim.
Fakat şimdide önümde çıkmam gereken buzla kaplı bi bayır vardı.
Düşmeden çıktım ama çok büyük bi savaş verdim.
Sağ salim eve girdim. Hay girmez olaydım !
3 saat boyunca Yaprak Dökümünü izlemek zorunda kaldım ve Ferhundeye sinir oldum.
Ve Necla'ya çokça küfür ettim. Abisinin inşaati yandı o kadar zengin olmasına karşın yardım bile etmedi.
Ali Rıza Bey kadar salak bi baba da görmedim ayrıca.
Sonunda Yaprak Dökümü bitti ve ananem kanalı değiştirdi..
Bu seferde Unutulmaz'ı izlemeye başladı!!
Çapkın bi abi 2 kardeşide hamile bırakmış.
İyi de bundan bize ne?!
Daha fazla dayanamadım ve kulaklığımı takıp düşüncelere daldım.
Üniversiteyi kazanabilicek miyim?
Hangi bölümü okuycam?
Gerçekten tiyatrocu olmak istiyo muyum?
Nerden geldiyse aklıma "editör" olmak geldi.
Bi dergide editör olmak.
Renkli kağıtlar, tüylü kalemler vs vs..
Eveet editör olmalıyım dedim.
Ve tiyatroyu şimdilik 2. plana attım. Çünkü onu hobi olarakta yapabilirim..
Edebiyat okumak gerekiyo üniversitede.
Eh Edebiyat tek anladığım ders zaten!
Bunları düşünürken ananemin kafama portakal fırlatmasıyla dünyaya döndüm ve tam 5 tane elma yediğimin farkına vardım!
Herneyse.. Öyle yani.
Sıkıcı bi akşamdı kısacası..

Şimdi yapmam gereken cumartesi gününe kadar karların erimesini beklemek ve düşmeden Sefa'nın zoruyla MSM'ye ulaşmak!

posted under |

Yaşlandık azizim.

Yaşlandım mı noluyo?
Sefayla mesajlaşıyoduk mesajı GÖNDER'de unutmuşum.
Ve bunu yaklaşık 1,5 saat sonra fark ettim!
İnsan mesaj geldi mi diye bakmaz mı 1 saat boyunca.?
Bakmadım işte.
Neyse..
Görüşürüz.

posted under |

Bulamam başlık falan.

Sabahtan beri durmadı yağmur. Durmasın. Severim yağmuru.. Yağmur sesini.. Şimdi olduğu gibi hep huzur vermiştir bana.. Fonda da hafif çok hafif November Rain.. Slash'in solosu.. Şu piyanonun üzerine çıkıp tüm karizmasını kullanarak attığı solo bilirsiniz.

Müziğe karşın çok sessiz etraf. Alışık değilim bu kadar sessizliğe. Sıkılırım. Boğulurum. Çığlık atasım gelir. Konuşmadan duramam. Gözlerimle de olsa konuşmam gerekir. Ki bunu çok iyi yaparım.

~
Evet saat kaç olursa olsun konuşabiliceğim biri var aslında.
Kurt Cobain'in posteri..
Canımın sıkkın olduğu her an ona takılır gözlerim. Sanki bişey anlatmak istercesine bakar yüzüme. Bazen kavga bile ederim! "Sen ne anlarsın ki.. Karşındakilerle savaşmayı nereden biliceksin?! İntihar ettin sen! Yenik düştün YENİK!"
Birden değişir sanki bakışlar.. O masum yüzü sinir kaplayıverir.. Bağırır gözleri! Çığlık atar haykırır o sessizlikte.. "Fazla takma hayatı kafana! İnsanların senin hakkında ne dediğine kulaklarını tıka. Mutlu olmaya bak.."
Ama duymaz benden başka kimse onu.. Beni de ondan başka kimse duymaz zaten..
Çünkü o sadece bi poster. O öldü.
Hayır, benim için yaşıyo.
Ama kimbilir belki herkes için ölmeseydi bigün gerçekten konuşabilirdik?
Belkide cehennemde karşılaşırız ha?
Eveeet cehennem çünkü; ne Kurt cennete gidebilicek kadar iyi biri ne de ben.
Bu yüzden benim kahramanım sanırım..

...


Bu arada..
Bunları okuduğunda benim deli olduğumu düşünmeni istemem.
Ya da bir dakika.. İstediğini düşün. Umrumda değil :]


İYİ GECELER.

posted under |

Saçlarım iğrenç oldu -.-'

Selinle Aylin gelicek birazdan. Ders çalışıcaz. Yalan tabii bu. Eğlenmek varken neden ders çalışalım ki?! Gece çok geç yattım. Sabah beni kaldırmak için büyük bi mücadele verdi annem. Suratıma parfüm "fıslattı" hatta. Saçlarımı yaptım. Ama iğrenç oldular. Saçlarım şimdiye kadar hiç bu kadar iğrenç olmamıştı.
Karnımda acıktı. Selinler gelsin öyle yicez. Kek yaptım (Annem yaptı ama olsun.) Geçen sefer ki gibi un koymayı unutmadım ayrıca. OF! Saçlarım gerçekten çok kötü oldu.
Antalyaya gitti Dilara. Ben mal gibi kaldım bu sıkıcı şehirde. Ne olurdu Seattle'da doğsaydımmm?!
Üniversiteyi bitirince bütün Amerikayı gezicem. Ama en çok Seattle'ı. Texas'ıda çok merak ediyorum. Ama Seattle'ı daha fazla.
Burak'ın dediği gibi; Bizi yerler orda. Yerler mi gerçekten o.O
Niye yesinler? Japon mu onlar her bulduğunu yesinler. Evet, biliyorum çok kötüydü. Okumamış olun..
Kurt Cobain öldü gerçi. Seattle'ı merak etmeme sebep bişey yok. Ama bilmiyorum. Oraya gitmek en büyük hayalim.
Her neyse gelirler birazdan. Durağa gidip karşıliyimde kaybolmasınlar.
Ha bu arada;
SAÇLARIM İĞRENÇ OLDU.

posted under |
Daha Yeni Kayıtlar Ana Sayfa

24 Şubat 2010 Çarşamba

Müjdat Gezen 50. Sanat Yılı

Geçirdiğim en güzel akşamlardan biriydi sanırım..
Çok eğlendim, çok.
Harika bi akşamdı.
Müzikaller süperdi, oyuncular -özellikle Sertan Erkaçan (ehüehü) da muhteşemdi.
Aman Tanrım. O ne tatlı, o ne yakışıklı bir insandır. (L)
Öhöm; konumuza dönelim.
TV'nin en iyi isimleri ordaydı.
Türkan Şoray, Emel Sayın (o tam bir melek), Sezen Aksu, Ayşen Gruda, Perran Kutman, Rasim Öztekin, Levent Kırca, Uğur Dündar, Halit Kıvanç, Mustafa Alabora, Zuhal Topal, İlker Ayrık, Gökçe Bahadır, Sertan Erkaçan, Behsat Uygur, Şevket Çoruh, DENİZ BAYKAL (sfişksdşgj) ve şimdi aklıma gelmeyen onlarca isim..

Emel Sayın; O ne güzellik yahu.. Hiç mi yaşlanmaz bir insan?
Saçlar, gözler, dudaklar.. Hayatımda gördüğüm en en en güzel insandı ya..
İnsan değil bildiğin melek.
En az bir melek kadar güzeldi.

Türkan Şoray; her zamanki gibi çok ama çok asildi..
Eğer onunla resim çekinemeseydim ağlardım, gerçekten.

Levent Kırca; Çook tatlı çok =D

Zuhal Topal; Çok taş ya -_-

Herneeeeeeeeeeeeeeeeeyse.
Süper bi geceydi kısacası.

Müjdat Hocam; Size çok ama çok teşekkür ederim.. Hayallerime kavuşmamı sağladınız MSM okullarını açarak.. O 50 yılda o kadar büyük o kadar güzel işler başardınız ki.. İyi ki varsınız.. İnşallah 100. yılınızıda hep beraber kutlarız.. Sizi çok seviyorum..

Şizoşems

Öyle zamanlar tehlikelidir Şemsettin..
Ya gel cebime saklan ya bırak şapkana saklanayım.
Kim vurduya gider insan.
Fırsat yok ki kendimi savunup aklanayım!
Bir ara sende biliyorum insanlardan korkuyordun.
Çünkü kendini işkembe sanıyordun..
Böyle birşey bende atlattım.
İskemle sandım kendimi bir süre..
Üzerime oturacaklar diye korkulardaydım.
Ama sonra yırttım Şemsettin.
Kendi kendime telkinler yaptım "sen iskemle değilsin" diye diye..
İnandırdım kendimi..
Sana hak vermiyor değilim ama Şemsettin zaman kötü..
Aslında ne sen ne ben ikimizde deli falan değiliz.
Herkes oynatmış.
Sadece sen ve ben normaliz.
Ama Şemsettin laf aramızda..
Laf aramızda..
Laf aramızda..
Laf aramızda kaldı Şemsettin çıkamıyor, ifade edemiyor kendini bir türlü.
Sende fark ettin zaman kötü, en iyisi biz işi deliliğe vuralım Şemsettin.
Sen kedilerden kork işkembesin diye;
Ben insanlardan korkayım iskemleyim diye.
Ve iskemle üstünde işkembe, çarşamba, perşembe..
Gün say Şemsettin gün say!
Çünkü nasıl olsa birgün gelip bizi alıcaklar..
Bu işten yırtmak için saat numarası yapalım.
Sen yelkovan ol ben yengeç..
Soranlara tek cevap verelim.
Vakit çok geç!
Vakip çok geç!
Vakit çok geç Şemsettin! GELDİLER...
Savaş DİNÇEL

19 Şubat 2010 Cuma

Happy B-Day.

Hayatımda en çok istediğim şey Kurt Cobain'i bi kez görmekti.
Ama yok.. Olmamış.. Onunla aynı dünya da hiç yaşayamamışım bile..
O ölmüş, ben doğmuşum..
O'nun hakkında yazıcak çok şeyim var aslında.. Ama kelimelere dökemiyorum; hep olduğu gibi..
Fazla lafa da gerek yok aslında..

İyi ki doğdun Kurt..
İyi ki yaşadın..
Ve keşke hala yaşıyo olsaydın..
Seni seviyorum..





18 Şubat 2010 Perşembe

İstanbuuuul

Müjdat Gezen tiyatrodaki 50. yılını kutlucakmış.
E öğrencileri olarak bizde davetliyiz tabii.
Yani pazartesi günü İstanbul'a gidiyoruz!
Maslak'a sanırım.
İnternnetten Sefa'yla Maslak'ın resimlerine baktık.
Hay bakmaz olaydık.
Oha olduk resmen. O-H-A!
Türkiye'de böyle yerler var mıydı ya dskjsdjgh :D
Neeeeyse.
Sonunda gidicem İstanbul'a ve C'yi görücem.
O kadar heyecanlıyım ki.
Dün akşam uyuyamadım falan sklfhjsh :D

Neyse okula gidicem hazırlanmalıyım.
Baay.

İşte böyle.


14 Şubat 2010 Pazar

Sevgililer Günü

Siz bugün sevgililerinizle elele gezdiniz.
Öpüştünüz, koklaştınız.
Birbirinize verdiniz. -Hediye.
Bense gün boyunca ananemde kös kös oturup "Şuan C. ve gerizekalı sevgilisi naapıyodur acaba?" diye düşündüm.

Braaavaaaaaaa.

13 Şubat 2010 Cumartesi

Aman.

Neden ben değil de O?
Ben de eksik olan şey ne?
Ya da fazla?
Fazla mı sevdim acaba?
Hakettiğinden fazla mı değer verdim ona yoksa??

10 Şubat 2010 Çarşamba

ÖF.

Nöbetçi olmaktan nefret ediyorum.

8 Şubat 2010 Pazartesi

İlk gün rezaleti.

Okulların ilk ve son günlerinde olan rezaletten nefret ediyorum.
2. dönemin ilk gününde pek bi rezalet olmadı gerçi. Ama olsun ben yine de nefret ediyorum. ÇÜNKÜ OKULUN İLK GÜNÜ.
Artık okul vakti. Dersler, sınavlar, sözlüler, ödevler vs vs.. Nete ayırdığım o güzel vakitlerin her dakikası kabus olucak..
3 dersti bugün. Ama hiçbir hoca derslere girmedi. Hemde okulda oldukları halde. E bizi niye çağırdınız o zaman?!
Maksat yeşillik olsun.
Hey Allahım.
Son ders boştu -diğer 2 ders gibi- müdür yardımcısı bide sınftan kovdu.
"Çıkın hiç birinizi okul içinde görmek istemiyorum."
Ama orası OKUL hocam OKUL!
Müdürde değişmiş. En çok ona sevindim zaten.
Matematiğimi kurtarmak için çok çalışmalıyım.
Onun için şimdi gidip hocanın verdiği tatil (!) ödevini yapmalıyım.
Görüşürüz..

Ama yerim.

tv - jensen ackles supernatural dizisi eye of tiger izlesene.com

7 Şubat 2010 Pazar

Koro seçmeleri vs vs.

Canım sıkıldı. Msnde konuşcak kimse yok. Bende yazı yazayım dedim.
Aklımda yazabiliceğim bi konu yok.
BULDUM! Bugün tiyatroda olanları anlatayım..

Dün koro seçmelerine gitmedim. Çünkü sesim çok kötü.
Bu yüzden Sefa'nın bir çok tehtidine mağruz kaldım öhöm.
Heerneyse bugün gittim. Dans dersinin ortasında Sefa'yı, Beni ve 3 kişiyi daha zorla yan sınıftaki seçmeye götürdüler.!
Geçtim oturdum en arkaya sıraya, sahneye en son çıkayım diye. Çünkü şarkısını söyleyen çıkıyordu. Bende hocadan başka kimse kalmazsa daha rahat söylerim mantığıyla rahat rahat oturuyodum. Sefa'ya geldi sıra. Söyledi şarkısını. ( Of ne şarkıydı ama! ) Ama baktım geçti oturdu! "Çıksana lan!" dedim. "Seni dinlicem" dedi. Evet korktuğum başıma gelmişti.. Sefa'nın koca sene diline düşücektim.. Sonunda sıra bana geldi.. Sahneye çıkarken gayet rahattım ama adımımı attığım an sesim gitti. Sesim kaçtı resmen kaçtı! =D Teoman - Gönülçeleni söyledim. Ve piyanoyla "aaaa"ladım. ( Ona her ne deniyosa? ) Sefaya baktım bi ara pis pis gülüyodu!
Eziyet bitti koşarcasına indim sahneden. Çıktık sınıftan ve Sefa kahkahayı patlattı! Bayılır beni rencide etmeye zaten.. =D
Yani kısacası Sefa'ya sene boyunca kullanabiliceği bi koz verdim.. Allah kahretsin ya =D
Hiç bu kadar rezil olmamıştım.
Sınıfa girdiğimizde tüm dans adımlarını kaçırmıştık. Salak salak ayak uydurmaya çalıştık.

2. ders dramaydı. Yeni bi çocuk gelmiş sınıfa. Kendini bi anlattı sınıfça OHA falan olduk yani. 4 yaşından beri tiyatroyla uğraşıyomuş tiyatro ekibi varmış falan. Allah arttırsın ne diyelim.. =D
Müjdat Gezen'in yazdığı "Salak Oğlum" oyununu okuduk. Salak Oğlan Sefa oldu ve gerçekten muhteşemdi. Evet Sefa her ne kadar beni gıcık etsende seni övmekten nefret etsem de bugün kü performansın süperdi ! PİS! =D Ben bi Hüsniye'yi okudum bi Kız'ı okudum bi Anne'yi okudum. Ne oldum bende bilmiyorum.
Haftaya textler verilicekmiş sonunda. Komedi olucakmış oda.
Merakla bekliyorummm.

Bitti.

6 Şubat 2010 Cumartesi

Lokumu ye.


4 Şubat 2010 Perşembe

Günah lan günah.

Facebook'ta Teoman'ın Sevişirdik Bazen klibini paylaştım.
Bi arkadaşımda LAN GİZEM SAPIK SAPIK ŞEYLER KOYMA!! yazdı.
Bu nasıl bi zihniyet.
Kaçıncı yüzyılda yaşıyo?
Gerçi bu arkadaşın babası imam annesi kuran hocası..
Bu kadar antisosyal olması doğal tabi..
Ama yinede.. Bilmiyorum ya.
Şaşırdım bu kadar geri kafalı olmasına.
Hem klipte de herhangi bi açıklık yoktu.
Aklı orda heralde splsdşlfjskdgj :D
Neeeyse.
Evet, bende müslümanım.
Ama Allahla bu kadar kafayıda bozmadım.

Erisin artık şu karlar.

Dün ananeme giderken bi grup çocuk tarafından kartopu saldırısına uğradım.
Herhangi bi tepki vermedim ama önlerinden geçene kadar en az 4 tanesi kafama geldi.
Karşıdan karşıya geçerken bi çocuk şapkamı çekti.
Dönüp küfür ettim.
O soğukta 20 dakika otobüs bekledim. Sonunda geldi ama tıkış tıkıştı içi.
Ve yanıma çok salak bi kız geldi. Sürekli benimle sohbet etmeye çalıştı.
Bi ara dalmıştım dışarıdan bi çocuk otobüse kartopu attı ve tam benim olduğum cama geldi.
Fena halde irkildim ve çoğu kişi güldü.
Ve yolda 34897 tane tanıdığımı gördüm.
Sonunda otobüsten inebildim.
Fakat şimdide önümde çıkmam gereken buzla kaplı bi bayır vardı.
Düşmeden çıktım ama çok büyük bi savaş verdim.
Sağ salim eve girdim. Hay girmez olaydım !
3 saat boyunca Yaprak Dökümünü izlemek zorunda kaldım ve Ferhundeye sinir oldum.
Ve Necla'ya çokça küfür ettim. Abisinin inşaati yandı o kadar zengin olmasına karşın yardım bile etmedi.
Ali Rıza Bey kadar salak bi baba da görmedim ayrıca.
Sonunda Yaprak Dökümü bitti ve ananem kanalı değiştirdi..
Bu seferde Unutulmaz'ı izlemeye başladı!!
Çapkın bi abi 2 kardeşide hamile bırakmış.
İyi de bundan bize ne?!
Daha fazla dayanamadım ve kulaklığımı takıp düşüncelere daldım.
Üniversiteyi kazanabilicek miyim?
Hangi bölümü okuycam?
Gerçekten tiyatrocu olmak istiyo muyum?
Nerden geldiyse aklıma "editör" olmak geldi.
Bi dergide editör olmak.
Renkli kağıtlar, tüylü kalemler vs vs..
Eveet editör olmalıyım dedim.
Ve tiyatroyu şimdilik 2. plana attım. Çünkü onu hobi olarakta yapabilirim..
Edebiyat okumak gerekiyo üniversitede.
Eh Edebiyat tek anladığım ders zaten!
Bunları düşünürken ananemin kafama portakal fırlatmasıyla dünyaya döndüm ve tam 5 tane elma yediğimin farkına vardım!
Herneyse.. Öyle yani.
Sıkıcı bi akşamdı kısacası..

Şimdi yapmam gereken cumartesi gününe kadar karların erimesini beklemek ve düşmeden Sefa'nın zoruyla MSM'ye ulaşmak!

2 Şubat 2010 Salı

Yaşlandık azizim.

Yaşlandım mı noluyo?
Sefayla mesajlaşıyoduk mesajı GÖNDER'de unutmuşum.
Ve bunu yaklaşık 1,5 saat sonra fark ettim!
İnsan mesaj geldi mi diye bakmaz mı 1 saat boyunca.?
Bakmadım işte.
Neyse..
Görüşürüz.

1 Şubat 2010 Pazartesi

Bulamam başlık falan.

Sabahtan beri durmadı yağmur. Durmasın. Severim yağmuru.. Yağmur sesini.. Şimdi olduğu gibi hep huzur vermiştir bana.. Fonda da hafif çok hafif November Rain.. Slash'in solosu.. Şu piyanonun üzerine çıkıp tüm karizmasını kullanarak attığı solo bilirsiniz.
Müziğe karşın çok sessiz etraf. Alışık değilim bu kadar sessizliğe. Sıkılırım. Boğulurum. Çığlık atasım gelir. Konuşmadan duramam. Gözlerimle de olsa konuşmam gerekir. Ki bunu çok iyi yaparım.

~
Evet saat kaç olursa olsun konuşabiliceğim biri var aslında.
Kurt Cobain'in posteri..
Canımın sıkkın olduğu her an ona takılır gözlerim. Sanki bişey anlatmak istercesine bakar yüzüme. Bazen kavga bile ederim! "Sen ne anlarsın ki.. Karşındakilerle savaşmayı nereden biliceksin?! İntihar ettin sen! Yenik düştün YENİK!"
Birden değişir sanki bakışlar.. O masum yüzü sinir kaplayıverir.. Bağırır gözleri! Çığlık atar haykırır o sessizlikte.. "Fazla takma hayatı kafana! İnsanların senin hakkında ne dediğine kulaklarını tıka. Mutlu olmaya bak.."
Ama duymaz benden başka kimse onu.. Beni de ondan başka kimse duymaz zaten..
Çünkü o sadece bi poster. O öldü.
Hayır, benim için yaşıyo.
Ama kimbilir belki herkes için ölmeseydi bigün gerçekten konuşabilirdik?
Belkide cehennemde karşılaşırız ha?
Eveeet cehennem çünkü; ne Kurt cennete gidebilicek kadar iyi biri ne de ben.
Bu yüzden benim kahramanım sanırım..

...


Bu arada..
Bunları okuduğunda benim deli olduğumu düşünmeni istemem.
Ya da bir dakika.. İstediğini düşün. Umrumda değil :]


İYİ GECELER.

Saçlarım iğrenç oldu -.-'

Selinle Aylin gelicek birazdan. Ders çalışıcaz. Yalan tabii bu. Eğlenmek varken neden ders çalışalım ki?! Gece çok geç yattım. Sabah beni kaldırmak için büyük bi mücadele verdi annem. Suratıma parfüm "fıslattı" hatta. Saçlarımı yaptım. Ama iğrenç oldular. Saçlarım şimdiye kadar hiç bu kadar iğrenç olmamıştı.
Karnımda acıktı. Selinler gelsin öyle yicez. Kek yaptım (Annem yaptı ama olsun.) Geçen sefer ki gibi un koymayı unutmadım ayrıca. OF! Saçlarım gerçekten çok kötü oldu.
Antalyaya gitti Dilara. Ben mal gibi kaldım bu sıkıcı şehirde. Ne olurdu Seattle'da doğsaydımmm?!
Üniversiteyi bitirince bütün Amerikayı gezicem. Ama en çok Seattle'ı. Texas'ıda çok merak ediyorum. Ama Seattle'ı daha fazla.
Burak'ın dediği gibi; Bizi yerler orda. Yerler mi gerçekten o.O
Niye yesinler? Japon mu onlar her bulduğunu yesinler. Evet, biliyorum çok kötüydü. Okumamış olun..
Kurt Cobain öldü gerçi. Seattle'ı merak etmeme sebep bişey yok. Ama bilmiyorum. Oraya gitmek en büyük hayalim.
Her neyse gelirler birazdan. Durağa gidip karşıliyimde kaybolmasınlar.
Ha bu arada;
SAÇLARIM İĞRENÇ OLDU.