...

Eskiden O'na mesaj atmak için düşünmezdim bu kadar.
Ama şimdilerde günlerce düşünmek zorunda kaldım ona mesaj atsam mı diye..
ATTIM.
Evet, ne yazık ki kalbim beynimi yendi ve attım.
Ellerim kırılsaydı, hattım kapansaydı, telefonumun şarzı bitseydi, turkcell beni rencide etseydi de atmasaydım!
Nasılsın.. Yazdım.
Kalbim yerinden fırlıycak gibiydi. Acaba sen kimsin diye mi sorucaktı ya da sadece iyiyim mi diycekti.. Yoksa SANANE! mi derdi..
Sonunda titredi telefonum..
Derin bi OH çektim.. Çünkü ekranda ne sen kimsin ne de sanane yazıyodu..
Ben iyiyim seni sormalı yazmıştı..
Eskiden iyiyim canım sen ? yazardı..
Biliyodum çok içten yazardı o "canım"ı..
Sonra konuştuk işte..
Kızgın olduğunu, özür dilememi istediğini söyledi..
Dilerdim, ondan milyon kere özür dilerdim. Çünkü seviyodum onu..
Ama o kızdan ölsem de dilemezdim.
O kızdan öyle nefret ediyorum ki..
Söyledim bunu ona. Nefret ettiğimi değil tabii.
O kızdan özür dilemem dedim sadece..
Cevap vermedi..
Anladım ben.
Zaten beni affetmesini beklemiyordum.
Sadece iyi olup olmadığını merak ettiğimi belirten bi mesaj attım ona.. İyi geceler diledim..
İyi geceler Gizem. dedi..
Ürperdim okuyunca.. Çünkü nefretle yazılmış bi mesajdı o..
Hissettim. O sıcacık "canım" deyişinden eser yoktu..
Eskiden olsa açık açık söylerdim. Bu ne bu buz gibi mesaj derdim..
Özür dileyip iyi geceler bitanem derdi oda..
Ve huzurla uyurdum.. Onun yanımda olduğunu bilmenin huzuruyla..
Ama artık o yok.
Bu akşam bir daha anladım..
O artık hiç olmuycak.
Dönmiycek bi daha bebeğine..
Ben de huzurla uyuyamıycam bir daha..

Bide; sildim numarasını. Ezberimde ama umarım geriye ket vururum da ezberliyceğim repliklerimin -gerçek aşkım olduğunu anladığım repliklerimin- arasında kaybolur gider..

Senden nefret ediyorum.
Ve seni çok seviyorum..

posted under |
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

15 Nisan 2010 Perşembe

...

Eskiden O'na mesaj atmak için düşünmezdim bu kadar.
Ama şimdilerde günlerce düşünmek zorunda kaldım ona mesaj atsam mı diye..
ATTIM.
Evet, ne yazık ki kalbim beynimi yendi ve attım.
Ellerim kırılsaydı, hattım kapansaydı, telefonumun şarzı bitseydi, turkcell beni rencide etseydi de atmasaydım!
Nasılsın.. Yazdım.
Kalbim yerinden fırlıycak gibiydi. Acaba sen kimsin diye mi sorucaktı ya da sadece iyiyim mi diycekti.. Yoksa SANANE! mi derdi..
Sonunda titredi telefonum..
Derin bi OH çektim.. Çünkü ekranda ne sen kimsin ne de sanane yazıyodu..
Ben iyiyim seni sormalı yazmıştı..
Eskiden iyiyim canım sen ? yazardı..
Biliyodum çok içten yazardı o "canım"ı..
Sonra konuştuk işte..
Kızgın olduğunu, özür dilememi istediğini söyledi..
Dilerdim, ondan milyon kere özür dilerdim. Çünkü seviyodum onu..
Ama o kızdan ölsem de dilemezdim.
O kızdan öyle nefret ediyorum ki..
Söyledim bunu ona. Nefret ettiğimi değil tabii.
O kızdan özür dilemem dedim sadece..
Cevap vermedi..
Anladım ben.
Zaten beni affetmesini beklemiyordum.
Sadece iyi olup olmadığını merak ettiğimi belirten bi mesaj attım ona.. İyi geceler diledim..
İyi geceler Gizem. dedi..
Ürperdim okuyunca.. Çünkü nefretle yazılmış bi mesajdı o..
Hissettim. O sıcacık "canım" deyişinden eser yoktu..
Eskiden olsa açık açık söylerdim. Bu ne bu buz gibi mesaj derdim..
Özür dileyip iyi geceler bitanem derdi oda..
Ve huzurla uyurdum.. Onun yanımda olduğunu bilmenin huzuruyla..
Ama artık o yok.
Bu akşam bir daha anladım..
O artık hiç olmuycak.
Dönmiycek bi daha bebeğine..
Ben de huzurla uyuyamıycam bir daha..

Bide; sildim numarasını. Ezberimde ama umarım geriye ket vururum da ezberliyceğim repliklerimin -gerçek aşkım olduğunu anladığım repliklerimin- arasında kaybolur gider..

Senden nefret ediyorum.
Ve seni çok seviyorum..